İLACIMI ÖZÜN SAY

şimdi varsın; sokaklar daha bir dosttur bana

nereye git gidersen; yakınım şimdi sana

bazen bir papatyanın beyaz yapraklarından

bazen bir dolunayın çehresinden bak bana

o eski fırtınalar şimdi sabâ rüzgarı

hüzün benden habersiz, kuşkular ırak bana

ey benim aynalarda gülümseyen çokluğum

nar tadında umutlar taşıyan çocukluğum

gözlerinin ışığı yayıldı mahzenime

ey benim can sarayım, ey benim eşsiz kuğum

asil tebessümünü düşürdün izlerime

müpteladır gemiler benim denizlerime

gülümsedin; kalmadı kederim, burukluğum

gizemine âşina varlığım ve yokluğum

 

binlerce çiçek açtı kollarımda yorgunluk

gündönümü ruhuma ayarlandı yeniden

bir çerağdır, yanıyor gittiğin her bahçede

şimdi parmaklarının ucundadır baharım

kutlu bir ülke verdin hayatıma özünden

denizlerde sen varsın; ırmaklarda ben varım

 

anlamadım: Bu gökler benim göklerim değil

bilemedim: Bu toprak canımda zehir gibi

uyudum, o bembeyaz ellerinde uyandım

sen geldin; birbirinden ayrıldı renk ve acı

sen geldin; yine vurdu yüzüme aşk utancı

 

akıl, sanki içimde bana düşman bir gemi

kahrın karanlığına gömdü yorgun gölgemi

o gün altın harflerle yazıldı kalbin adı

o gün ruhuma meftûn âvâreler ağladı

 

kapıldım bir denizin yine sarhoşluğuna

nasıl da uçtu ömrüm renklerin boşluğuna

karayel bir yanından esip durdu evlerin

sen geldin; yağmur yağdı içime; bahar geldi

sen geldin; yıllar yılı beklediğim yâr geldi

 

şimdi varsın, yıldızlar bana bakar derinden

bozkırlarda, çöllerde çiçeklenir ellerin

şimdi varsın, gecenin kan akar gözlerinden

ışıldayan çehresi karardı güzellerin

öteyi görmeyenler bilemez, kimle geldin

sen benim kendi ruhum, kendi tenimle geldin

şimdi varsın, özümü varlığında sakladın

dayanılmaz yüreğin esrarlı bir bahçedir

şimdi varsın, içimde ebedi konakladın

zariftir bakışların, bal renklidir,incedir

sensizlik geçmişini anıyor; şimdi varsın

burçlarımda lâmbalar yanıyor; şimdi varsın